30 Kasım 2011 Çarşamba

Güneş yok

Güneş yok.

Bulutlar. Her gün bir sürü bulut.

Hava sanki bir çeşit deniz gibi, esen rüzgar akıntı. Yukarılarda bir yerde bulutlar vızır vızır farklı yönlere gidip duruyorlar.

Güneş yok. Bulanık bir leke var perdenin arkasında.

Renk mavi değil. Griye yakın. Alacalı bulacalı bile değil. Kirli bir gri sadece. Neredeyse bulutlarla aynı renk hava. Yada sadece bulutlardan oluşuyor. Sıkıcı.

Güneş yok. Onun yerine nereden geldiği belli olmayan bir ışık var etrafta. Soluk. Sessiz.

Sık sık yağmur yağıyor. Ufak ufak. Rahatsız etmeden geçebilir miyim şuradan diyen sakar biri gibi. Yanlışlıkla deli gibi ıslatmasını da biliyor adamı.

Bisiklet üzerindeyim sürekli. Okul, ev, süpermarket. Arada park. Çamaşırı, arada jamsession.

Rüzgar estiğinde bisikletin üstündeyken, akıntıya karşı kürek çeker gibi. Bir oraya bir buraya sallanan ağaçlar. Var olmayan sokak hayvanları. Sıkıcı bir şehir, güzel insanlar, pırıltılı ışıklar, makyaj insanlar.

Güneş bugün bir ara gözüktü. Ağlamalıklıydı. Özledim seni der gibi az katlı binaların ardından kafasını uzatmış. Gözlerini kısıp uzunca baktı. Sonra bulutlar...

Yine güneş yok.

Soluk herşey.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder